Yabancı Yatırımcı Türkiye’de Şirket Kurarsa Çalışma İzni Almak Zorunda mı?

Türkiye’de şirket kurmak isteyen yabancı yatırımcıların en çok merak ettiği konulardan biri, şirketin kurulmasının yabancı yatırımcıya otomatik olarak çalışma hakkı verip vermediğidir. Şirket kurmak ile Türkiye’de fiilen çalışmak aynı hukuki durum değildir. Yabancının şirket ortağı olması, tek başına Türkiye’de çalışma izni olmadan çalışabileceği anlamına gelmez.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın güncel düzenlemelerine göre, Türkiye’de kendi adına iş yapan veya şirketinde aktif olarak görev üstlenen yabancıların çalışma izni bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor. Bakanlık, yabancıların şirket veya işyeri açmasıyla ilgili süreçte işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenirken çalışma izninin bulunmasını da şart olarak belirtiyor.
Şirket Kurmak Çalışma Hakkı Sağlamıyor
Bir yabancının Türkiye’de limited veya anonim şirket kurması ya da mevcut bir şirkete ortak olması, şirketin sahibi veya ortağı olduğunu gösterir. Ancak şirket sahibi olmak ile şirket bünyesinde fiilen çalışmak birbirinden farklıdır.
Örneğin yabancı bir yatırımcı Türkiye’de bir şirket kurup yalnızca ortak sıfatıyla yatırımını sürdürebilir. Buna karşılık şirketin yönetimini üstlenmek, işletmede aktif görev yapmak veya şirket faaliyetlerini bizzat yürütmek istiyorsa çalışma izni açısından gerekli prosedürlerin yerine getirilmesi gerekir.
Özellikle yeni işyeri açan veya mevcut bir işyerine ortak olan yabancı adına yapılan çalışma izni başvurularında Bakanlığın belirlediği değerlendirme kriterleri dikkate alınıyor. Güncel kriterlere göre, belirli durumlarda ilk çalışma izninin yedinci ayından itibaren işyerinde her ay en az 5 Türk vatandaşının istihdam edilmesi şartı bulunuyor.
Dolayısıyla “Şirketi kurdum, artık Türkiye’de çalışma izni olmadan çalışabilirim” şeklindeki yaklaşım doğru değildir.
Yabancı Şirket Ortağı Çalışma İzni Başvurusunda Nelere Dikkat Etmeli?
Yabancı yatırımcının şirket içerisinde aktif olarak görev alması planlanıyorsa, başvuru öncesinde şirketin ve yabancının çalışma izni değerlendirme kriterlerini karşılayıp karşılamadığı kontrol edilmelidir.
Bakanlığın değerlendirmesinde şirketin faaliyet alanı, mali yapısı, istihdam durumu ve yabancının üstleneceği görev gibi çeşitli unsurlar dikkate alınabiliyor. Bu nedenle şirket kuruluşundan sonra çalışma izni başvurusuna geçmeden önce doğru bir planlama yapılması önem taşıyor.
Türkiye’de bulunan yabancının geçerli ve en az 6 ay süreli ikamet iznine sahip olması halinde çalışma izni başvurusu yurt içinden yapılabiliyor. Diğer durumlarda başvurunun yurt dışındaki Türk temsilcilikleri üzerinden başlatılması gerekebiliyor.
Çalışma izni alındıktan sonra ise sosyal güvenlik yükümlülüklerinin de süresi içinde yerine getirilmesi gerekiyor. Yurt içinden yapılan başvurularda yabancının çalışma izninin başlangıç tarihinden itibaren bir ay içinde gerekli SGK işlemlerinin tamamlanarak çalışmaya başlaması gerekiyor.
Sonuç: Yatırım Yapmak Ayrı, Çalışmak Ayrı
Türkiye’de yabancı yatırımcıların şirket kurmasının önünde genel olarak engel bulunmaması, yatırımcıya otomatik çalışma hakkı tanındığı anlamına gelmiyor. Şirket sahibi veya ortağı olmak ile şirket bünyesinde çalışmak farklı hukuki süreçlerdir.
Bu nedenle Türkiye’ye yatırım yapmak, şirket kurmak ve aynı zamanda şirketin yönetiminde aktif olarak görev almak isteyen yabancıların çalışma izni sürecini şirket kuruluşuyla birlikte planlaması önem taşıyor. Yatırımcının şirket içindeki konumu, görev tanımı ve mevcut hukuki statüsüne göre uygulanacak prosedür değişebileceğinden, başvuru öncesinde güncel mevzuat üzerinden değerlendirme yapılması gerekiyor.
Türkiye’de yabancıların şirket ve işyeri açma süreçleri ile çalışma izinlerine ilişkin güncel bilgiler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Uluslararası İşgücü Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanıyor.



