Türkiye’de çalışma izniyle çalışan yabancı uyruklu kadınların merak ettiği konulardan biri, hamilelik ve doğum döneminde hangi izin haklarından yararlanabilecekleridir. Yabancı çalışanlar, Türkiye’de geçerli bir çalışma izniyle ve iş sözleşmesine bağlı olarak çalışmaları halinde çalışma hayatına ilişkin mevzuat kapsamında belirlenen haklardan yararlanabilir. Bu hakların arasında analık izni olarak da bilinen doğum izni önemli bir yere sahiptir.
4857 sayılı İş Kanunu kapsamında kadın çalışanların doğumdan önce ve sonra belirli sürelerle çalıştırılmamaları esastır. Çalışanın yabancı uyruklu olması tek başına bu hakkın kullanılmasına engel oluşturmaz. Bununla birlikte çalışma izni, iş sözleşmesi, sosyal güvenlik durumu ve izin sürecindeki bildirimlerin mevzuata uygun şekilde yürütülmesi önemlidir.
Yabancı Çalışanların Doğum İzni Kaç Gündür?
4857 sayılı İş Kanunu’nun 74. maddesine göre kadın çalışanların doğumdan önce 8 hafta ve doğumdan sonra 8 hafta olmak üzere toplam 16 haftalık analık izni bulunmaktadır. Çoğul gebelik halinde doğumdan önceki sekiz haftalık süreye iki hafta daha eklenir.
Sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunun doktor raporuyla belgelenmesi durumunda kadın çalışan, talep etmesi halinde doğumdan önceki üç haftaya kadar çalışmaya devam edebilir. Bu durumda doğum öncesinde çalışılan süreler doğum sonrasındaki izin süresine eklenir. Erken doğum gerçekleşmesi halinde ise doğumdan önce kullanılamayan izin süreleri doğum sonrasındaki süreye ilave edilir.
Doğum sonrasında kadın çalışanların farklı hakları da bulunmaktadır. Kanunda belirtilen koşullar çerçevesinde analık izninin ardından ücretsiz izin kullanılması mümkündür. Ayrıca bir yaşından küçük çocuğunu emziren kadın çalışanlara günlük toplam bir buçuk saat süt izni verilir. Çalışan, bu sürenin hangi saatlerde kullanılacağını kendisi belirleyebilir.
Dolayısıyla geçerli çalışma izniyle Türkiye’de çalışan yabancı bir kadın için yalnızca yabancı uyruklu olması nedeniyle farklı bir standart doğum izni süresi uygulanması söz konusu değildir.
Doğum İzni Yabancının Çalışma İznini Etkiler mi?
Yabancı çalışanlar açısından doğum izninde dikkat edilmesi gereken konulardan biri çalışma izni ile iş ilişkisinin birlikte değerlendirilmesidir. Analık izni sırasında çalışanın iş sözleşmesi sona ermiş sayılmaz. Çalışanın kanundan kaynaklanan izin hakkını kullanması söz konusudur.
Ancak yabancı çalışanların çalışma hayatında 4857 sayılı İş Kanunu’nun yanı sıra 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu ve sosyal güvenlik mevzuatından doğan yükümlülükler de dikkate alınmalıdır. Özellikle çalışma izninin geçerlilik süresi, izin süresi içerisinde çalışma izninin sona erip ermeyeceği ve çalışma izni uzatma işlemlerinin hangi tarihte yapılması gerektiği kontrol edilmelidir.
Doğum iznine ayrılmış olmak, süresi sona ermek üzere olan çalışma izninin otomatik olarak uzatıldığı anlamına gelmez. Bu nedenle işverenin ve yabancı çalışanın çalışma izni sürelerini ayrıca takip etmesi önem taşır. Gerekiyorsa çalışma izni uzatma başvurusunun yasal süreler içerisinde gerçekleştirilmesi gerekir.
Aynı şekilde SGK bildirimleri, analık nedeniyle geçici iş göremezlik ödeneğine ilişkin koşullar ve ücretsiz izin dönemindeki işlemler de çalışanın sigortalılık durumu dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Sonuç olarak, Türkiye’de geçerli çalışma izniyle çalışan yabancı kadınlar doğum izni kullanabilir. Yabancı uyruklu olmak, tek başına analık izninden yararlanılmasına engel değildir. Bununla birlikte doğum izni döneminde çalışma izninin geçerlilik tarihinin takip edilmesi, gerekli SGK işlemlerinin yapılması ve izin sonrasındaki çalışma sürecinin mevzuata uygun şekilde yürütülmesi hem çalışan hem de işveren açısından önemlidir.

